Kristal Taş Terapi ile Arınma

  • Kristal taş terapisi, zihin ve bedende iyileşmeler kaydetmek için Şifalı taşların kullanılması ile uygulanır. Kristal taşlar sadece zihinsel ve bedensel şifa vermekle kalmaz, aynı zamanda ruhsal gelişim ve iyileşmeyi sağlayan enerjiler de yayar.

    Kristal Kuvars taşların güçlü enerjileri, oluşum süreçlerinin milyonlarca yıla yayılmasından ve bu süreçte birçok kozmik enerjiyi bünyelerine almalarından kaynaklanmaktadır. Her taşın farklı enerji titreşimi ve farklı enerji yapıları vardır. Bundan dolayı kodlanmış ve programmış Kristal kuvars taşlarını üzerinde taşıyan kişiler binlerce yıl üzerlerinde birikmiş şifalı kozmik enerjilerden etkilenirler.

     

    Doğadaki bulunan tüm taşların bir enerjisi olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmış olması ayrıca; Vücudumuzda bulunan 7 Ana Çakra ve 12 Ayrı meridyenler üzerinde birikmiş blokajları ve negatif enerjileri temizlediklerinden, saf ve berrak yapılarıyla kristal taş terapisinin önemi günden güne artmaktadır. Diğer terapi türlerinde de olduğu gibi kristal terapide de, kişinin enerjisi dengelenerek şifa verilir. Ancak bu terapide enerji dengelemesi, doğal taşların enerjisinden yararlanılarak yapılır. Enerji blokajı ortadan kalkınca fiziksel ve zihinsel iyileşmeler görülür.


    Kendinize , sadece uygun taşı almak ve kullanmak isterseniz hangi taşın size uygun olduğunu öğrenmek için kısa bir çalışmadan sonra , taşlar adresinize temizlenip , hangi konu üzerinde niyetlenmek istiyorsanız ona göre programlanıp kargo ile  gönderilmektedir.

     

    • Kristaller ve taşlar evrendeki en yüksek enerji formu olan makro kozmik enerji ışığını alma, bulundurma, yansıtma, yayma, kırma özelliklerindedirler
    • Kristal taş terapisi, zihin ve bedende iyileşmeler kaydetmek için
    •  Şifalı taşların kullanılması ile uygulanır. Kristal taşlar sadece zihinsel ve bedensel şifa vermekle kalmaz, aynı zamanda ruhsal gelişim ve iyileşmeyi sağlayan enerjiler de yayar.
    • Kristal Kuvars taşların güçlü enerjileri, oluşum süreçlerinin milyonlarca yıla yayılmasından ve bu süreçte birçok kozmik enerjiyi bünyelerine almalarından kaynaklanmaktadır.
    • Her taşın farklı enerji titreşimi ve farklı enerji yapıları vardır.

     

    • Bundan dolayı kodlanmış ve programmış Kristal kuvars taşlarını üzerinde taşıyan kişiler binlerce yıl üzerlerinde birikmiş şifalı kozmik enerjilerden etkilenirler

     

    • kristal terapide de, kişinin enerjisi dengelenerek şifa verilir. Ancak bu terapide enerji dengelemesi, doğal taşların enerjisinden yararlanılarak yapılır.
    • Enerji blokajı ortadan kalkınca fiziksel ve zihinsel iyileşmeler görülür.


    Bilgi için lütfen danışınız.

     

  • KRİSTAL TAŞ KODLANMA VE PROGRAMLANMASI :

    Kristal Taşlar bünyelerinde taşımış oldukları kristal atom zerreleriyle bilgi alma, bilgiyi depo etme, bilgiyi taşıma ve bilgiyi yönlendirme işi görürler. Kristal Taş Terapisinde Profesyonel olarak alacağınız Eğitimde Kristal taşların nasıl kodlanıp, programlandığını öğreneceksiniz.Kristal Taş Terapisi Kodlama ve programlama sistemi İnternette yer alan Bilgiler veya Şifalı taşlar hakkında kitaplar yazan kişiler tarafından bilinmemektedir.Taş dükkanlarında veya orta orta dolaşan şifacı olduklarını belirten kadın ve erkeklerin ellerinde sattıkları ve programlamalı kristal kuvars diye satın aldığınız kodlama şekillerine inanmayınız.Kristal taş kodlaması ve programlaması eski kadim çağlarda yaşayan Mayalar,Astek ve İnka uygarlıklarında olduğu gibi veya Atlantis ve Mu kıtası şehirlerinde Kullanılan ve programlanarak Ezoterik,Okultik ve Metafiziksel olarak kullanılan gerçek ekollerini Pandül veya Sarkaç Biçimlerini Sadece  geçerliliği ve tescili olan eğitmenlerden almanızı öneririm..

     

    1.Aşama: KUTUP BELİRLEME
    Kristal taş terapisin de 5 cins kristal kuvars kullanılır.
    1.Eril Kristal Kuvars: Yang-Sıcak-Pozitif kutup-Olumlu
    2.Dişil Kristal Kuvars: Ying-Soğuk-Negatif kutup-Olumsuz
    3.Pembe Kristal Kuvars: Ying-Yang –Pozitif-Negatif Kutuplu-Çocuk
    4.Dumanlı Kristal Kuvars: Ying-Yang-Chi-Pozitif-Negatif-Ortam-çevre
    5.Mor Kristal Kuvars(Ametist): Ying-Yang-Chi-Pozitif-Negatif kutuplu-Genel Alan

     

  • 2.Aşama: TEMİZLEME

    1.Eril Kristal Kuvars: Eril ve Dişil Kristal Kuvarsları Baş aşağıya doğru birbirlerine yapışık iki uçlarının ortasında Ametist ucu bitişik. Ying+Yang+Chi
    2.Dişil Kristal Kuvars: Dişil, Eril ve pembe Kuvarsların ucu baş aşağıya doğru 3,ü bitişik, Ametist sivri ucu yukarı doğru dik. Ying+Yang+Çocuk+Chi
    3.Pembe Kristal Kuvars: Dişil, Eril ve Pembe Kuvarsların Sivri Uçları aşağıya doğru bitişik. Ying+Yang+Chi
    4.Dumanlı Kristal Kuvars: Ying+Yang+Chi Genel Ortam Anti-radyasyonik Çevre-Oda-Tuzlu su. Sivri ucu
    5.Mor Kristal Kuvars(Ametist):Ying+Yang+Chi Genel Çevre

     

    3.Aşama: KODLAMA

    1.Parmak uçlarıyla kodlama:
    2.Eller ile Kalp yoluyla kodlama
    3.Düşünce Gücü Enerjisiyle Kodlama
    4.3.Göz Çakrasıyla Kodlama
    5.Gözyaşıyla kodlama
    6.Esmayı Hüsna ile kodlama
    7.Telepati ile kodlama

     

    4.Aşama: PROGRAMLAMA

    1.Niyet ile
    2.Gelecek Görüş İle
    3.Şifa verme ile
    4.Sevgi ile
    5.Çekim kuvveti ile
    6.Koruma ile
    7.6.His ile
    8.Telepati kurmak ile
    9.Bioenerji ile

     

    5.Aşama: KRİSTAL TAŞA SORU SORMA VE YANIT BULMA

    1.Bir kartona 4 alanlı bir şekil çizilir.
    2.Önceden kişinin kodladığı Kristal kuvars taşına Sorular Sorarak
    3.Saat İbresi yönünde Sarkaç şeklindeki Kristal Kuvars taşı döndürülür.
    4.Eril Kristal Kuvars bayanlar için… Saat ibresine göre…
    5.Dişil Kristal Kuvars Erkekler için… Saat İbresinin Tersine göre…
    6.Kristal kuvars alanı döndükçe hareket alanı noktasındaki
    7.Evet-Hayır-Olabilir-Olmaz noktalarında Sorulan soruya cevap için duracaktır.
    8.Üzerinde Durduğu nokta Soracağımız Sorunun Kristal Kuvars Yorumudur.

     

    Kristal Taş Terapi Tarihi :

    Kristal kuvars taşların ana vatanı Tibet’tir. Kristal taşların üçüncü göz çakrasını açmasında yardımcı olduğu gibi Tibetliler Kristal taş terapisini çok eski zamanlardan beri kullanmaktadırlar, Tibetin yanı sıra Eski Mısır, Güney Amerika, Hindistan ve Mezopotamya uygarlıkları da Kristal taşların çok kullanıldığı kültürlerdir. Maya’lar, İknalar ve Astekler gibi kadim uygarlıklar kristal taşları hem mistik ritüellerinde hem de fiziksel ve ruhsal tedavilerde kullanmışlardır. Günümüzde de taşlar Ortodoks tıp’ta da kullanılmaktadırlar. (Aleksandrit uçlu lazer cihazları, Ultrasonlarda kullanılan kuvars kristalleri gibi).
    Ezoterik ve Okultik düzeyde de taşlar ve kristallerden meditasyon, inisinasyon, daha yüksek bilinç düzeylerine geçmek için yararlanılmaktadır. 


    Eski Atlantis’in ve Mu kıtasında bulunan bütün şehirlerinin kristal güçlerce beslendiği, Atlantis ve Mu kıtasının batmasına da bu gücün kötüye kullanımının neden olduğuna inanılır. Birçok ülke kültüründe taşlar iyileştirmeden tutun kötülüklerden korunmaya, statü belirlemeye, geçmiş ve gelecekten bilgi almaya kullanılmışlar ve kullanılmaktadırlar.


    Kristaller ve taşlar evrendeki en yüksek enerji formu olan makro kozmik enerji ışığını alma, bulundurma, yansıtma, yayma, kırma özelliklerindedirler. Bütün maddelerde olduğu gibi Taşlarda atomlardan oluşurlar. Atomların da proton, nötron ve elektron adlı daha küçük parçacıkları vardır. Kuantum fiziğine göre aslında enerjinin bu en küçük parçacıkları madde bile değil kozmik güce bağlı hareket eden enerji titreşimleridir.

İlahi Dokunuş Oneness Blessing (Deeksha Enerji)

Oneness Blessing™ (diğer adlarıyla: İlahi Dokunuş, Deeksha ), herhangi bir din, mezhep veya tarikata bağlı olmayan, kendi zekâsına sahip olan bir İlahi bağlantı tekniğidir; türünde tek ve çok özeldir.

Oneness Blessing™ beyinde nöro-biyolojik bir dönüşüm süreci başlatıyor ve bedendeki enerji merkezleri (çakraları) harekete geçiriyor. Bilinçteki bu değişiklik bedenin doğal sağlığı ve şifa enerjileri dengeliyor ve kişinin beyni birlik alanına uyumlanarak zihnin yarattığı “ayrılık İllüzyonu”ndan özgürleştiriliyor.
 
Nörobiyolojik dönüşüm nedir ?


Oneness Blessing™, beyindeki (aşırı çalışan) düşünme merkezlerinden (az çalışan) ön lobun sakin merkezlerine enerjiyi dengeliyor. Beynin bu “yenilenen bağlantı” duyuları zihnin müdahalesinden özgürleştiriyor. Duyular zihnin müdahalesinden kurtulunca, neşe, içsel huzur, bağlılık ve birlik duyguları eşliğinde doğal, berrak bir idrak yeteneği ortaya çıkar.
 
 
Deeksha; kalp çakra çiçeklenmesi, tanrısal bilince ulaşmak ve aydınlanmaya giden bilinç seviyesine ulaşmayı kolaylaştıran, beyinde nero-biyolojik değişim yaratan kadim bir ilahi enerji transferi yöntemidir.
Deeksha hiç bir din, inanç sistemi veya spritüel öğretiye ait değildir. Dogmatik olmayan, hangi yolun yolcusu olduğuna bakmaksızın istisnasız herkese uygulanabilecek bir evrensel enerjidir. Sizi doğrudan kendi varlığınızın gerçeğine götürmek üzere, yegâne ve zekice işlemektedir.
Deeksha enerjisi; beyin, omurilik, çakralar ve DNA üzerinde çalışarak, çakraların çiçeklenmesini ve beyinsel aktivitelerin ön loplara kaymasını sağlar. Bu durum “kadim zihin” tarafından, illüzyonik bir şekilde hapsedilmiş kişiye, tanrısal lütfün akışını sağlar ve kişi ile tanrı arasında bir bağ oluşturur.
Deeksha, olanı olduğu gibi deneyimleyebilmesi ve yaşamı dolu dolu yaşayabilmesi için, kişiyi; “tüm var olandan ayrı, bu dünyada tek başına bir ben” illüzyonundan özgürleştirir. Derin ve nedensiz bir huzur, mutluluk, sevinç hali yaratıp, dualitenin ve yanılsamaların ötesinde, içinde “Birlik Bilincine” ve dışarıda “Altın Çağa” taşır.
Bu oldukça yüksek titreşime sahip olan enerji transferinin son derece güçlü bir şifa yönü bulunmaktadır. Rahatsızlığın ne olduğundan bağımsız (kişinin gerçek talepleri ile ters düşmediği sürece) mutlak bir şifalanma sağlar.


DEEKSHA’NIN FAYDALARI :
*Büyük bir hafifleme, genişleme, özgürleşme ve çakralarda açılma hissedebilirsiniz.
*Bedensel hareketlerinizde geçici bir yavaşlama olabilir.
*İlk günlerde kafanıza saplanan birkaç saniyelik ağrılar, baskılar, uyuşmalar veya yanmalar olabilir, tepe çakranızın adeta oyulduğunu ya da kafanıza bir enerji çemberinin geçtiğini hissedebilirsiniz.
*İlk günlerde ayaklarınızdan yukarı çıkan bir yanma hissedebilirsiniz, bedensel ısınız artabilir ya da tam tersine zaman zaman yoğun bir üşüme hissedebilirsiniz.
*Geçici olarak zihinsel bir yavaşlama hissedebilirsiniz (ve bu size büyük bir rahatlık ve keyif verebilir).
*İlk günlerde uykularınız artabilir ya da azalabilir. Rüyalarınız çok canlanabilir, korkulu rüyalar ya da geçmişteki olayları da görebilirsiniz. (Temizlenme süreci rüyalarda da devam edebilir.)
*Alnınızda, üçüncü göz bölgenizin aktive olduğunu, gözlerinizin seyirdiğini hissedebilirsiniz.
*Eğer kullanıyorsanız, içki ve sigaraya karşı duyduğunuz ilgi azalabilir.
*Eğer yiyorsanız, hayvani gıdaları eskisi gibi canınız çekmeyebilir, onun yerine sebze ve meyveye ağırlık verebilirsiniz.
*Aşırı TV seyretmek, aşırı konuşmak, aşırı yemek yemek, aşırı düşünmek gibi aşırıya kaçan davranışlarınızın dengelendiğini, daha çok kendi merkezinizde kaldığınızı görebilirsiniz.
*Geçmişten beri içinize bastırmış olduğunuz duygusal şarjlar boşalmaya başlayabilir ve öfke, üzüntü patlamaları yaşayabilir, bol bol ağlayabilir ve giderek acı verici duygulardan arındığınızı hissedebilirsiniz..
*Ayrıca büyük bir huzur, nedensiz sevinçler duyabilir, kendinizi eskisi gibi yalnız hissetmeyebilirsiniz.
*Olayları giderek daha sakin bir biçimde, bir tanık gibi izleyebilirsiniz. Olaylar ve kişiler karşısında eskisine kıyasla daha sakin, sabırlı, rahat olabilir, ancak kendinizi daha korkusuzca ve güvenli bir biçimde ifade edebilirsiniz.
*Yaşamınızda eşzamanlılıklar artabilir, işleriniz engelsizce akabilir, yeni olanaklarla ve fırsatlarla karşılaşabilirsiniz. İstekleriniz çok daha hızla ve kolayca gerçekleşebilir..
*Zihniniz çok daha berraklaşabilir, her şeyi çok daha net ve geniş olarak görebilirsiniz.
*Ruhunuzla daha çok ilişki kurduğunuzu hissedebilirsiniz.
*Yaratıcılığınız artabilir.
*Şifa gücünüz artabilir.
*Hissetme düzeyiniz artabilir.
*Telepati gücünüz artabilir, insanların düşüncelerini, sözlerinin ardındaki niyetlerini daha keskin bir biçimde algılayabilirsiniz.
*Aldığınız iç görüler, algılamalarınız ve gözlemleriniz artabilir, yaşama bakışınız değişebilir.
*İllüzyonun illüzyon olduğunu, Matris’i daha net bir biçimde görebilirsiniz.
*Kalbinizin daha çok açılması sonucunda her şeye karşı daha fazla sevgi hissedebilir ve bu sevginin verdiği coşkuyla ağlayabilirsiniz.
*Düşünceler eskisi gibi sürekli gelip giderek sizi rahatsız etmeyebilirler, kafanıza hiçbir şeyi takmayabilir, giderek daha çok içinde bulunduğunuz anda yaşayabilirsiniz. Her an zihnin baskısıyla bir şeyler yapmaya zorlanma durumunuz sona erebilir, sadece içinde bulunduğunuz anı yaşamaktan zevk alabilirsiniz.
*Giderek yaşadığınızı çok daha fazla hissedebilir, yaşamdan çok daha fazla zevk alabilirsiniz. — Tüm duyularınız size giderek çok daha fazla zevk verebilir. Bu arada duyularınız keskinleşebilir de.
*Bu arada “Aydınlanma Fenomeni” adlı kitapta belirtildiği gibi, bilinçaltınızın içeriklerinin ortaya çıkarak temizlendiği dönemlerde “ruhun karanlık geceleri” dediğimiz var oluşsal anlamsızlık, boşluk, umutsuzluk, sıkıntı anları da geçirebilirsiniz.
*Bazen fiziksel rahatsızlıklarınız ve hastalıklarınız iyileşebilir. (Örneğin, dikşadan sonra kolesterol ve şeker düzeyinizin, kan değerlerinizin normale döndüğünü görebilirsiniz.)
*Eskisine kıyasla çok daha güçlü ve enerjik olabilirsiniz. Hastalıklara karşı bağışıklığınız artabilir.
*Kendinizi, egonuzu, özdeşleşmelerinizi, kişiliklerinizi çok daha berrak bir biçimde gözlemleyebilirsiniz.
*Verimli olmayan ilişkilerden uzaklaştığınızı görebilirsiniz.
*Teslimiyet duygunuz, evrene ve Tanrı’ya olan güveniniz artabilir. Gerçekten korunduğunuzu hissedebilirsiniz.
*Giderek her şeyle aranızda ayrılığın azaldığını, her şeyle daha çok bir olduğunuzu, her şeyin olduğu gibi mükemmel olduğunu hissedebilirsiniz.
Tüm bunlar bilinçaltında devam eden derin bir değişim ve dönüşüm sürecinin görünen belirtileridir. Ancak bunları kesinlikle yaşayacağınız anlamına da gelmez.
”Herkesin süreci kendine özgü olacaktır.”

 

Rakamu Fiziksel Rahatlama, Zihin Boşalması

Bir çok insan zaman ve/veya mekan yokluğundan meditasyon yapamadığından yakınır ki haklıdırlar.

Asırlardır bilinen bilgilerin gün ışığına çıkartılıp yeniden kullanıma sunulması sayesinde, günümüzün karmaşası içinde dahi içine yönelip farklı bir bilinç seviyesine geçiş ( MeditatifTrans ) saniyeler içinde olasıdır.

İşte! Şimdi! Heryerde, her zaman saniyeler içerisinde yapılan meditasyon.
Bu bir defalık  çalışma ;  öğrenenin her uyguladığında daha etkili kullanabileceğinin göstergesidir.

 

Fiziksel Rahatlama - Zihnin Boşalması - Yaratıcı Gücün devreye girmesi.

90 dak. da öğrenebilir ve bilinçsiz yeterli hale gelebilirsiniz.

– Zihni boşaltabilmek

– Bedeni rahatlatabilmek

– Bilincin derinliklerine ulaşabilmek hedeflenir.

90 dakikalık özel, bir defaya mahsus alacağınız bu eğitim ile yukarıda sayılanları başarmayı öğrenebilirsiniz.

Bu ilk giriş eğitimininden sonra günlük yaşamınızın her anı ve her mekanında uygulayabileceğiniz bu yöntemin adı:

Ra – Ka – Mu

Ra – Ka – Mu ‘yu bir kez bilincinizin derinliklerine kaydettikten sonra her yerde, her zaman, saniyeler içinde (10sn.), fiziksel sisteminize yüklenen stresten, zihninize hücum eden olumsuz düşüncelerden kurtulup olaylara en uygun yaklaşımı (optimum approach) belirlemek yeteneklerinizden biri haline gelecek. Dağlara, manastırlara gerek olmaksızın ofisinizde, randevularınız ya da yemek arasındaki zamanlarda çözüme odaklı , başarınızı her kullanışta daha da geliştiren Ra – Ka – Mu yöntemini kendiniz öğrenip uygulayabilir ve isterseniz eğitmen programı ile başkalarına da aktarabilirsiniz.

Giriş eğitimi sürecinde;
- Öncelikle bedenininiz, sizin komutlarınızla, her seferinde daha çabuk ve daha derin bir rahatlama sürecine girmeye programlanacak.
- Rahatlayan bedeni takiben zihinsel etkinlikler sizin hakimiyetinize nasıl geçer? Aşamasını takiben,
- Herhangi bir an ve/veya mekanın gereklerine uygun kaynaklara nasıl ulaşılır aşaması ile sonlanan farklı bilinç seviyelerine yönelik çalışmalar yapılır.
Zihinsel seviyede öğrenilen bilgi bilinçaltının uygulamasına hazır hale getirilir.

Ra Ka Mu eğitimini çok sevgili hocam UFUK ÖNEN vermektedir...

Solsa Trans Tekniği

Binaural: iki kulaktan farklı ses dalgası algılayan beyin kendiliğinden ikisi arasındaki fark ile aynı dalga boyuna iner.
Çifte Endüksiyon: Trans yani farklı bilinç hallerine geçişte kullanılan, çok etkili yöntemlerden biridir. İki kulağa farklı bilinç halini yaratan konuşma dinletildiğinde ikisini  birden dinlemeye çalışan fiziksel zihin bir süre sonra bunu yapmaktan yorulur ve konuşmalar bilincin çok daha güçlü bölümüne kabul kapısının açılmasına izin verir.
Kalp Atışı: Kulağımızın üstüne yattığımızda işittiğimiz ve hissettiğimiz kalp atışını taklit eden belli bir hızda ki atış zamanla yavaşlayarak bireyin kalp atışlarının da bu hıza uyum sağlamasına sebep olur ki bu da bireyi fiziksel olarak rahatlatır.
Kalıp Alışkanlığı: Bilinçli ya da bilinçsiz, farkında ya da farkında olmadan her şeyde bir kalıp ararız. Veya bunu kendimiz yaratırız. İnsanın zihinsel bu özelliğinin sonucu belli bir kalıp izlemeyen konuşma ya da uyak, insanın bilincinin her seviyesini uyanık ve algıları açık tutar. Bu sayede korku giderme, rahatlama ve odaklanma sağlayıcı telkinler  içeren CD’nin her saniyesi bir şekilde bilincin bir seviyesine etki etmek üzere düzenlenmiştir.
Yukarıdaki yöntemlere ek olarak State Resonansiation, Power of Suggestion, Subliminals ve Critical Factor Defeat yöntemlerinin hep birlikte kullanıldığı bu CD’nin bir benzerinin olmadığını söylemek hiç de iddialı olmayacaktır. Keyifli Dinlemeler
Önemli Bilgilendirme: Bu CD özel olarak hazırlandıgı için kopyalanıp çoğaltılamaz...

 

Terapi Örneği

Ruhsal Detoks Nedir Nasıl Yapılır Ruhsal detoks yapın zihninizi yenileyin Geçmişe takılı kalan duygu ve düşünceleriniz yaşama gücünüzü azaltabilir. Ama bu durumu değiştirmek zor değil, sadece 10 gün yeter. Psikoterapist Derek Draper ve klinik psikolog Cecilia d’Felice tarafından hazırlanan ’10 günlük anı egzersizi’ni siz de deneyin, zihninizi arındırın..

 

BİRİNCİ GÜN

Kendinizle yüzleşin Öncelikle şu an kafanızda dolanan sorunlarınızı alt alta yazarak bir tablo oluşturun. Patlamamak için kendinizi zor susturduğunuz ve sinirlendiğiniz olayları ya da pek önemli olmadığını düşündüğünüz hatta komik bulduklarınızı bile yazın. Bunlar günlük veya genel problemler olabilir. Sonra hemen yanına bunların kritiğini yapın. Aşağıda, size yardımcı olması için nasıl bir tablo oluşturmanız gerektiğini göreceksiniz. Örnek: Önemli bir telefon numarasını kaybettim / Ben salağım/ Patronum yaptığım hatayı düzeltmemi söyledi / Neden daima hata yapıyorum / Postaneden almam gereken bir paketi almadım / Çok tembelim…

 

İKİNCİ GÜN

İyimser olmayı deneyin Muhtemelen elinizde uzun bir liste var. Şimdi size bir iyi, bir de kötü haberimiz var! Kötü haber, kafanızdaki olumsuz düşünceler beyninizin kıvrımlarındaki yollarda devamlı olarak izler bırakıyor. İyi haber, bu düşünceleri iz bırakamadan durdurabilir hatta daha da iyisi yerlerine destekleyici ve yeni alternatif düşünceler koyabilirsiniz. Şimdi elinizdeki listenizin sağ yanına bir blok açın. Burası sizin için iyimser bir arkadaş sesi olacak. Örnek: Önemli bir telefon numarasını kaybettim / Ben salağım / Ama bu her zaman olmuyor ki! / Bir telefon defteri alıp numaralarımı ona kaydetmeliyim.

 

ÜÇÜNCÜ GÜN

Nasıl yetiştirildiniz? Bazı aileler duygusal olarak içe kapanık ve büyümekte olan çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabiliyor. Kimileri ihmalkâr oluyor, kimileri de bir mayın gibi devamlı ateş saçarak çocuğun kendini hırçın ve karmakarışık hissetmesine neden olabiliyor. Bu egzersiz geçmiş deneyimlerinizdeki duygusal olaylarla bir bağ kurmanıza yardımcı olacak. Şimdi şu... soruları yanıtlayın; Nasıl bir ailede büyüdünüz? Yetiştirilme tarzınızdan memnun musunuz? Çocukken sevildiğinizi düşünüyor muydunuz? Bir süre aileniz -veya bakıcınız- üzerinde yoğunlaşın. Tüm duygularınızı yazın. Bu aşama, inkâr ettiğiniz duyguları açığa çıkaracak.

 

DÖRDÜNCÜ GÜN

Geçmişe geri gidin Bu egzersiz tamamıyla hayal gücünüze dayanıyor. Daha genç halinizle hatta çocukluğunuzla buluşup konuşma imkânı sunuyor size. Rahatça oturun ve gözlerinizi kapayın. Elleriniz kucağınıza düşsün. Derin nefes alın. Her nefesle bedeninizin bir kısmı gevşesin. Gevşemeyi başardıktan sonra ilk gün yazdığınız uzun listeye gözatın. Ve ilk kez ne zaman böyle şeyler hissetmeye başladığınızı hatırlayın. Şimdi zaman makinesine binin ve geçmişe gidin. Belki 10 yaşındaki halinizdesiniz; şimdi aklınıza ne geliyorsa ona sorun. Bu aşamada izlemeniz gereken bir senaryo yok. Önemli olan kendi çocukluğunuzla yetişkinliğiniz arasında bir bağ kurabilmek…

 

BEŞİNCİ GÜN

Öfkenizi tanımlayın Bu egzersiz, ailenize karşı duyduğunuz herhangi bir öfkeyi açığa çıkarma noktasında sağlıklı ve yapıcı bir yöntemdir. Bir kalem kâğıt alın. Anne ve babanıza veya bakıcınıza, ne tür bir öfke duyduğunuzu tanımlayın. Çocukken onlara kızdığınız belli olaylar var mıydı? Bunları onların yüzüne karşı söyleyebiliyor muydunuz? Eğer söyleseydiniz ne olurdu? Kendinizi terk edi...lmiş hissetseydiniz bunu nasıl gösterirdiniz? Kızgınlığınızı dillendirirken nasıl bir his meydana geldiğini tanımlayın. Donuk mu, korku ya da acı veriyor mu? Tüm hissettiklerinizi hem çocuk hem de yetişkin halinizle yazın.

 

ALTINCI GÜN

Ailenizi anlayın Şimdi ailenizin duygusal dünyasını anlamaya çalışacaksınız. Bu kolay olmayacak çünkü ailemiz hakkında düşünürken genellikle bir şeyleri tam olarak anlayamadığımız çocukluk penceresinden bakarız. Bu da onları objektif bir açıdan görmemize engel olur. Eğer onlara sağlıklı ve pozitif bir açıdan bakabilseydik gerçek duygusal dünyalarını anlayabilirdik. Kendinize şunları sorun; Anne-babam duygusal olarak kendilerini nasıl ifade ederdi? Duygularını bastırıyorlar mıydı? Neden böyle davrandılar? Şimdi onlarla ilgili nasıl hissettiğinizi düşünün. Kızgınlık egzersizine bir gözatın. Duygu ve düşüncelerinizi en küçük ayrıntısına kadar yazın.

 

YEDİNCİ GÜN

Kendinizi yetiştirin Bu egzersiz çocukken yüz yüze kaldığınız hüsranları, artık bir yetişkin olduğunuzu bilerek aşmanıza yardımcı olacak. Dr. Alice Domar ‘Kendini yetiştirmek’ isimli kitabında ailenize ithafen kendi kendinize şu sözleri söylemenizi öneriyor: Bana hayat verdin ama sana hayatımı borçlu değilim. İlgiyi hak ediyorum. Koşulsuz saygı ve ilgini hak ediyorum. Kendimi sana isp...atlamak için yaşamayacağım. Senin rüyalarını yaşamak zorunda değilim.

 

SEKİZİNCİ GÜN

Şefkatle hatırlayın Yaşadığımız gerçekleri tamamen tanıyıp kabul etmedikçe kendimizi genellikle geçmiş acı anılar arasında sıkışıp kalmış buluruz. Bu durum kendimizi boşlukta ve üzgün hissetmemize neden olur. Geçmişle ilgili duygularımızı örtbas etmek yerine yazma yoluna gidersek bir süre sonra bunları benimseriz. Şimdi daha önceden keşfettiğiniz içsel arkadaşınızın sevecen ve şefkatli olmasına izin verin.

 

DOKUZUNCU GÜN

Geçmişi kabullenin Duygusal anlamda yaşadıklarımızın farkında olduk, bize nasıl hissettirdiklerini gördük ve artık bunlara şefkatle bakabilir, bağışlayıcı olabiliriz. Ailenizi, veya bakıcınızı, affetmek zor olabilir ama ancak bağışlarsanız kabullenebilirsiniz. Geçmişimizi kabullenmek pasif bir teslimiyetçilik değildir. Kabullenişle birlikte özgürlük de gelir. Şimdi kendinize şu soru...yu sorun; Geçmişimle ilgili şu an inandığım şey nedir? Şimdi finale geçebiliriz.

 

ONUNCU GÜN

Kötü anıları gönderin Ritüel ve seremoniler tarihin başlangıcından beri hep çok önemli olmuşlardır. İnsanoğlu hedeflerini gerçekleştirmede sembollerin ve kutlamaların etkili olduğuna inanır. Kendi seremoninizi düzenleyin. Bir mum yakın, dua edin, bir balon salın gökyüzüne ve geçmişinizdeki negatif mesajları bırakın gitsinler. Bu, geçmişte ve bugünde kolayca rahatlamanızı sağlayıp geleceğe bakabilmenizi sağlayacaktır. Size mutluluklar.

 

Terapinin Gerekliliği

BİZ RUHSAL DENEYİM GEÇİREN İNSANLAR DEĞİL, İNSANİ DENEYİM GEÇİREN ULVİ RUHLARIZ. (Çetin Bal)

Beden ruhun aynasıdır, bedende oluşan her türlü fiziksel oluşum veya hastalık, ruhun “ne durumda”olduğunun ifadesidir. Ruhumuzun içinde bulunduğu durum bedenimizin gösterdiği tepkilerle anlaşılır. Bedenimizde oluşan şeyleri gözlemler ve dinlersek,ruhumuzun yaşadıklarımızdan memnun olup olmadığını anlarız.Yani ruhumuzun durumu bedenimize yansır. Hayatımızı ve bedenimizi ise agzımızdan çıkan sözlerin ve düşüncelerimizin oluşturduğunu artık hepimiz biliyoruz. Ayrıca dünyanın değişik ülkelerinde yapılan birbirinden bağımsız ve farklı bilimsel çalışmalar ve araştırmalar bunu doğrulamakta.

 

Hastalıkların nedenleri fiziksel zorlanma veya dış etkenler gibi gelse bile aslında özünde kişinin kendini GÜVENLİK içinde hissetmemesi (evrene güvenememesi ve güveni başka yerlerde aradığı için bulamamasından kaynaklanır) bu ise KORKULARI ve RUHUN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KISITLANMASI'nı yaratır.Tüm negatif yıkıcı hislerin temeli ise korkudan kaynaklanır; İnatçılık, kıskançlık, hırs, gurur vs..... Sevilmeme korkusu, parasız kalma, aç kalma, saygı görmeme, değerli olmama korkusu, başarısızlık, güçlü olamamak,fakirlik, başkalarının takdirini kazanamamak vs....vs....gibi korkulardır.

 

Her tür sizi rahatsız edebilecek düşünce beyinde ve enerji sisteminizde kısa devre oluşturur.Hisler düşünce sonucu oluştuğu için tüm hisleri beyin merkezli diye sınıflandırabiliriz. Sinirlendiğiniz zaman beyinde oluşan kısa devrenin yarattığı travmayı düzeltmek için karanlık bir odada en az 20 dakika yatmanız gerektiğini biliyormuydunuz?

 

ENERJİ DENGELEME SEANSLARI NELERE İYİ GELEBİLİR

Hiçbirşeyin fayda vermediği durumlarda bile fayda verebilir. Genellikle hızlı ve kalıcı sonuçlar alınır. Hiçbir ilaç ve aygıt kullanmaya gerek yoktur.

 

Hayatınızda var olan, bir türlü düzelmeyen, anlayamadığınız aşk, para, başarı ve hastalık girdaplarını düzeltir ve enerji bedeninizde oluşmuş olan kısa devrelerin düzeltilmesi ile hayatınız değişir.

 

Hayatınıza hep yanlış insanlarımı çekiyorsunuz? Neye elinizi atarsanız başarısızmı oluyorsunuz? O kadar uğraşa rağmen doğru dürüst para kazanamıyor musunuz?

 

Duygu blokajlarının açılımı , çakraların temizlenmesi için Reiki , Deeksha , kristal taş , EFT ve NLP tekniklerini kullanmaktayım...

 

İyileşmeyi bedenin kendisi yapar eğer gerçekten kişi istiyorsa. Bu durum kişinin kendisi ile yaptığı kontrat ve karmasına da bağlıdır.

İstekte Beynin Gücü ve Kullanımı

Beynimizin sol tarafı mantıklıdır ve dilimizi kullanır. Ayrıntılı düşünmeyi sol tarafla yaparız. Sağ taraf duygularla, hislerle ve sezme olayını gerçekleştirir. Olayları bütünsel bir şekilde algılar. Beynin iki yanını da harekete geçiren insan her şeyi yapabilecek kudrete sahip olur. Önce bütün isteklerimizin, hayallerimizin, "keşke"lerin, "olsa"ların bir listesini çıkarın. Hedeflerinizi ayrıntılarıyla yapın.

  • Şu anki durum nedir ve hedefime ulaşırsam durumumda neler değişebilir? Yaz.
  • Hedefimi ne kadar iyi ve nasıl bir düzeyde gerçekleştirmek istiyorum? Yaz.
  • Hedefime ulaşmak ve ulaşmak için sarf ettiğim yol beni mutlu edecek mi? Ne kadar ve nasıl mutlu edecek? Yaz.
  • İsteklerinizi başarmanız sizin kendi elinizde mi? Yaz.
  • İsteğinize ulaşmayı sağlayacak olanaklarınız var mı? Şu anda olanağınız yoksa oluşturabilir misiniz? Yaz.
  • İstekleriniz olumlu mu, getirileri, götürülerinden fazla mı? Yaz.
  • Ne göreceksiniz? Yaz.
  • Ne duyacaksınız? Yaz.
  • Ne koklayacaksınız? Yaz.
  • Ne tadacaksınız? Yaz.
  • Ne işiteceksiniz? Yaz.
  • Ne hissedeceksiniz? Yaz.

 

Bütün bu yukarıdakilerin cevaplarını bir kağıda yazdığınızda ortaya isteğinizin ne kadar istek olduğu ortaya çıkacak. İsteğinizi ne kadar isteyip istemediğinizi öğreneceksiniz. İsteklerinize ulaşmak için hangi yolu, hangi metodu seçeceksiniz? Ne yapmanız gerekiyor? Bunun 5 yolu vardır. Bunları bir kombinasyon halinde de kullanabilirsiniz. Sıra önemli değildir, kişiden kişiye değişebilir.

  1. Bilmek
  2. Yapmak
  3. Ne Elde etmek -MELİYİM?
  4. Yakın olmak
  5. Olmak

 

İsteğiniz açık seçik ortaya çıktımı? Ee! peki ne duruyorsunuz? Lütfen ama lütfen ilk adımı atınız, başlayınız, o zaman!!!!!!

 

Daha kaliteli bir yaşamınız olsun istiyorsanız ;

 

Telaşın en çok görülen sebebi korkudur. Eğer korkularınızı bilir ve korkularınıza BOYUN EĞER, korkularınızı kabul ederseniz KENDİNİZLE BİRLİKTE OLMADIĞINIZI da kabul etmiş olursunuz. Bu basit gerçeğe BOYUN EĞİN. Gerginlik ve tedirginlik duyguları sahip olunan gücü ve enerjiyi boşa harcar, bitirir. Ruhsal enerjinizi göz önünde tutunuz. Ruhsal enerji ile fiziksel enerjiyi birlikte dengeli kullanınız. Eğer bir süre korktuğunuz halde çok cesur bir insan gibi davranır ve cesur insanların davranışlarını gözlemler, örnek alırsanız, bir süre sonra sizde korkularını bir kenara bırakmış cesur bir insan olursunuz. Bu yöntem psikolojik olarak kanıtlanmıştır. Cesur bir insan nasıl yaşar, nasıl davranır?

 

Her şeyin yolunda gittiği anlar olur. Her yaptığın istediğin gibi olur. Rahat ve kolay yaparsın herşeyi, her şey yolunda gider, iyi rastlantılar, iyi rastlantıları takip eder, çevrendeki herkes her şey adeta islerinin olması ve senin işlerinin yolunda gitmesi için el birliği etmiştir, herkes adeta o yönde hareket eder. Her işin huzur içinde rahat, kolay ve seni mutlu edecek şekilde hoş süprizlerle yürür gider. Korkudan uzak mutluluk içinde... Yolunda gitsin işlerim. İşlerimin yolunda gitmesini istiyorum. Eğer içinizde bir boşluk duygusu varsa bunu gidermenin ilk yolu başkaları için iyi şeyler düşünmek ve onlara yardım etmektir.

 

SORUN ÇÖZME YÖNTEMİ

  1. İnanın her sorunun bir çözümü vardır. İnanın.
  2. Sakin bir insan olun. Vücut kaslarını gevşek tutun, kaslarınızı gerginlikten koruyun. Alfa durumuna geçin.
  3. Zihinsel olarak sorunlarınıza kısa sürede en iyi çözümü bulacağım diye beyninizi zorlamayın. Çünkü kendimiz en güç durumumuzda bize en iyi çözümü sunacak şekilde oluşmuştur. Belki daha hazır değilsiniz.
  4. Ben profesyonelim.
  5. Kendi sorunlarınıza kendinizden çıkıp, kendinizi başkasının yerine koyup, o ne yapardı sorusunu sorun. Sorunlarınıza duygusallıklarınızı (korku, hoşlanma veya hoşlanmama, kızgınlık,.) karıştırmayın. Profesyonelce olaylara ve KENDİNİZE insanlara bakın.
  6. Sorunlarınız olan kendinizi veya sorununuz olan insani bir sosyal görevli gibi karşınıza alın her şeyini bir kağıda yazın ve üzerinde düşünerek çözüm yolları üretin.
  7. Gerekiyorsa dua edin. Özellikle kutsal yerlerde, mezarlıklarda ve doğa içinde yaptığınız yürüyüşler esnasında çözüm yolu için yapılan dualar bilinçaltınızı ve kendimizi devreye sokacak ve bizim için en uygun çözüme, nasıl ulaşacağımızı gösterecektir.

 

Sorun çözmenin başka bir yolu:

 

Yaratıcı olun: probleminize çözümler bulun ve bunları yazın.

 

Organizatör olun: fiziksel olarak bulduğunuz yukarıdaki çözümleri nasıl uygulayacağınızı düşünün. Bunları yazın.

 

Eleştirisel olun: yargıç rolünü üstlenerek hoşunuza gittiği kadar kendinizi zorlamadan eleştirisel olun. Uygulayacağınız bu çözümlerin beraberinde neler getireceğini yazın. Sonuçta ortaya çıkan veya geriye kalan çözümler sizin için en iyi çözümlerdir. Onları da bir kağıda yazın ve her gün görebileceğiniz bir yere koyun.

 

MEDITASYON

İnsanlar iç ve dış tabaka olmak üzere iki tabakadan meydana gelirler. İç tabaka bizim duygularımız ve zihinsel bilgilerimizle beraber kişiliğimizdir. GERÇEK BENİMİZDİR. Dış tabaka ise dış dünyanın etkilerine göre hareket eden, dış dünyaya nasıl yanıt verdiğimizin nasılıdır. Eğer iç tabakamızla olaylara bakar ve eğer iç tabakamızla dış tabakamıza bakabilirsek içimizde bir ışık yanar. İç tabakamız bilinçaltımız mıdır? İç tabakamıza meditasyonla ulaşabiliriz. Meditasyonla vücudumuzda yasayan kişiye ulaşabiliriz. Vücudumuzun patronu ve sahibi olup onu kontrol edebiliriz. Düşüncelerinin sahibi olmaya çalışma onlar birer çarpışan otodur, düşüncelerin birbiriyle çarpışırlar, aynı yönde giderler fark etmez. Sen yanda dur ve onları kendi hallerine bırak. Vücudun senin evindir, onu temizle, ona bak, onu koru. Çevremiz negatif ve pozitif enerjilerle doludur. Negatif ve pozitif enerjileri devamlı içimize alırız. Negatif enerjiyi dışarıda tutma veya bloke etmek gibi bir şey söz konusu değildir. Negatif enerjiyi içimizde bloke etmediğimiz sürece ondan korkmamıza gerek yoktur. Verdiğimiz nefesle negatif enerjiyi evden dışarı yollamak en güzel yoldur. Yaşamda her şey-5 duyumuzla algıladığımız-enerjidir. Biz dünyadaki bu tüm enerjileri üçüncü gözle iceri alırız. Bu yüzden pozitif enerji veren şeylere yönelip onları üçüncü gözle içeri almalıyız. Anahtar sözcük ENERJİYE KARŞI KOYMA dır. Enerjileri zorla negatif pozitif diye ayırma karşılaştığın tüm enerjileri bir paket olarak KABUL ET, karşı koyma. Siz bazen içi sıkıntı ile dolu bir gemi yolcusu gibisiniz. Lütfen geminin arkasına gidip sıkıntılarınızı denize atar mısınız? İçinizi, göğsünüzü billur BERRAK bir su gibi düşünün ve hissedin. Berraklık deyin. Bu da bir anahtar kelimedir. Bu kelimeyi yavaş yavaş tadına vara vara hissederek söyleyin. Bütün ilhamlar sessizlikten doğar. Thomas Carlyle Huzur dolu sakin bir dimağa kavuşmanın en etkili yollarından biride sessiz durma egzersizleri yapmaktır. Kendimiz= bilinçaltımız, içimizdeki gerçek ben (eğer kim olduğunu biliyorsak), sağduyumuz, içgüdülerimizdir. Kendimizle iyi bir ilişki kurmuşsak ondan bize bedenimiz, aklımız ve ruhumuz için gerekli enerji akar. İlişki ne kadar güçlü ise enerjimizde o kadar çok olur. Çalışırken ruhsal enerji ile bedensel enerjiyi iyi dengelemeliyiz. Birini öbüründen fazla zorlayıp kullanırsak, aynı yağsız bir motor gibi belli bir süreden sonra parçalanır, bozuluruz. Vücudunuzun her küçük parçasını kullanırken ruhsal enerjiyle birleştirerek kullanınız. Ruhsal enerjinizi her zaman göz önüne alınız. Duygu ve düşünceleri kontrol etmeyi öğrenmek zaman ister. Bunu öğrenmek için önce vücudumuzun tepkilerinin bilincine varıp o tepkileri ve vücudumuzu kontrol altına almalıyız. Bunu da her gün düzenli egzersiz yaparak yavaş yavaş öğrenebiliriz.